Dünya

Şeffaflığın Tamamen Ortadan Kalkması ve Ukrayna Savaşı

Ukrayna’da savaş yeni bir aşamaya doğru ilerliyor. Rusya’nın geçtiğimiz birkaç haftada Donbas’ta elde ettiği önemli askeri kazanımlar, üzeri aylardır Batı medyası ve hükümetleri tarafından büyük bir propaganda kampanyasıyla örtülmeye çalışılan bir dizi gerçeğe ışık tuttu. Bu gerçekler artık gözlerden gizlenemez hale geldi. CNN’e 28 Haziran’da düşen bir haberde vurgulanan kimi unsurlar bu durumun açık bir göstergesiydi. Haberde yer alan şu ifadeler dikkat çekiyordu:

“CNN’e konuşan ABD’li yetkililere göre Beyaz Saray yetkilileri, ABD ve müttefiklerinin göndermeyi planladığı daha ağır ve sofistike silahlarla bile Ukrayna’nın son dört aylık savaşta Rusya’ya kaybettiği toprakların tamamını geri alabileceğine dair güvenlerini kaybediyor. Başkan Joe Biden’ın danışmanları, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky’nin Ukrayna’nın ‘zafer’ tanımını nasıl ve ne şekilde değiştirmesi gerektiğini -ülkesinin geri dönülemez bir şekilde küçülmesi ihtimalini göz önünde bulundurarak- kendi içlerinde tartışmaya başladılar.” (https://edition.cnn.com/2022/06/28/politics/white-house-ukraine-projection/index.html)

Beyaz Saray yetkilileri Ukrayna’daki savaşa ilişkin giderek artan “şüphelerini” iç toplantılarında tartışıyormuş. Beyaz Saray yetkililerinin şüphelerini arttıran gelişmelerin neler olduğu da haberde şöyle aktarılıyor:

“Ukrayna’nın Rusya’nın Donbas’taki ilerleyişini püskürtmekte zorlanması ve günde 100 askere varan şaşırtıcı asker kayıpları yaşaması nedeniyle son birkaç haftadır hava değişti. Ukrayna güçleri ayrıca Batı’nın yeni NATO standartlarında silah sistemleri sağlayıp eğitebileceğinden çok daha hızlı bir şekilde teçhizat ve mühimmatlarını tüketiyor.”

Durum böyleymiş ama dahası var, savaşın gidişatına dair şüpheleri giderek artan Beyaz Saray yetkilileri, bu duruma rağmen Ukrayna hükümeti üzerindeki nüfuzlarını savaşın devamı yönünde kullanmaya devam edecekmiş. Okuyalım:

“ABD’li yetkililer CNN’e yaptıkları açıklamada bu daha kötümser değerlendirmenin, ABD’nin savaşı sona erdirmek için Ukrayna’ya Rusya’ya herhangi bir resmi toprak tavizi vermesi yönünde baskı yapmayı planladığı anlamına gelmediğini vurguladı. Ayrıca Ukrayna güçlerinin bu yılın ilerleyen dönemlerinde olası bir karşı saldırıda önemli toprak parçalarını geri alabileceği umudu da var.”

Savaşın gidişatı, sahadaki gerçeklerin Batı basınında daha görünür olmasını sağlamaya başladı. New York Times gazetesi muhabirleri cephede 2 düzine Ukrayna Ordusu askeri ve yabancı savaşçıyla görüşmeler yaptı; bu görüşmelerden son haftalarda alınan askeri yenilgilerin nedenleri üzerine kimi çıkarımlara ulaştı ve bunları aktarıyor. Aktarılan ve özellikle vurgulanan bazı unsurlar savaşa dair Batı “anlatısının” değişmekte olduğunu gösteriyor. Severodontesk’te gerçekleşen muharebelerle ilgili tanıklıklar Ukrayna askerleri ve yabancı savaşçılar tarafından aktarılıyor. Yaşanan başarısızlığa dair vurgulanan en önemli unsur Ukrayna askeri birimleri arasındaki iletişimsizlik. Şöyle anlatılıyor:

“Doğudaki Severodonetsk şehri için yapılan savaşın son günlerinde, bir Ukrayna Ulusal Muhafız çavuşunun bir sorunu vardı: Müfrezesinin kanadı açıkta kalmıştı ve adamlarına Rusların yaklaştığını söylemesi gerekiyordu ama yapamıyordu. Yaklaşık 200 metre boyunca uzanan bir savunma hattına yayılmış 15 asker için sadece iki telsizi vardı. Çevredeki ormana ne kadar bağırırsa bağırsın, topçu ve makineli tüfek ateşinin gürültüsünden yanıt alamıyordu. ‘General’ takma adını kullanan çavuş adamlarının bulunduğu yere koşmayı başardığında üçü öldürülmüştü. ‘Birbirimizle bağlantımız yoktu,’ dedi. ‘Sağ kanada geldik ve orada kalan adamlar çoktan ölmüştü.’”

(On Front Lines, Communication Breakdowns Prove Costly for Ukraine, June 28)

Bu sahne Donbas’taki Ukrayna askeri güçlerinin iletişim araçlarının ne denli yetersiz olduğunu gözlere batırmak için aktarılıyor. “General”in anlattıklarını aktaran NYT habercileri şöyle devam ediyorlar:

“Kiev’deki hükümet liderleri Rusya’nın üstün ateş gücüyle rekabet edebilmek için daha yüksek teknolojili, daha uzun menzilli silahlar için yaygara koparırken, çok daha küçük ama bir o kadar da önemli ölçekteki eksiklikler Ukrayna güçlerinin doğuda hala ellerinde tuttukları toprakları savunma ve kaybettiklerini geri alma kabiliyetlerini baltalıyor. General’in müfrezesinin bu ayın başlarında yaşadığı iletişim kopukluğu, doğuda savaşan Ukrayna kuvvetleri için bir anomali değil; cephe hatlarında yaygın bir sorun ve savaşın neredeyse her yönünü etkiliyor- savaş alanındaki koordinasyon, malzeme dağıtımı, birlik hareketleri.”

Savaş alanında koordinasyon, malzeme dağıtımı ve birliklerin hareketlerini iletişim araçları eksikliğinden sağlayamayan bir ordu tablosu ne ölçüde doğrudur bilinmez çünkü aynı haberde bazı gelişmiş iletişim araçlarının ABD tarafından Ukrayna Ordusuna tedarik edildiği ancak bunların az olduğu ve sadece bazı özel birlikler tarafından kullanıldığı bilgisi de bulunuyor. Aktarıldığına göre, Donbas’ta Ukrayna Ordusu kayıpları hızla artmaya başlayınca, “Ulusal Muhafız” saflarında yer alan daha deneyimsiz savaşçılar cephe hatlarına hızla sürülmüş. Ukrayna’da “Ulusal Muhafız” saflarında daha ziyade Neo-Nazi gruplara bağlı unsurların bulunduğu ve bu birimlerin orduya 2015 yılında entegre edildiği biliniyor.

Cepheye gönderilen “Ulusal Muhafız” birimlerinde yer alan Kostya adlı asker, iletişim ve koordinasyon eksikliği nedeniyle yaklaşık 100 kişilik bir birimle cepheye intikal ettikleri ilk gün 30 kayıp verdiklerini aktarıyor habercilere. NYT habercileri geniş bir haberini yaptıkları “iletişim sorunlarını” Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na sorduklarını ancak bir yanıt alamadıklarını bildiriyor.

Cephede savaşan Ukrayna askerlerinin anlattıklarına göre, birlikler arasındaki iletişimsizlik öyle bir noktaya ulaşmış ki, Ukrayna birlikleri iletişimsizlikten birbirini öldürmeye başlamış. Okuyalım:

“Doğu Kharkiv bölgesinde konuşlanmış yabancı bir savaşçı, yarım düzine Ukrayna birliğinin yaklaşık iki mil genişliğindeki bir ormanlık alanda konuşlandığı ve birbirlerine ateş açarak iki dost askeri öldürdüğü yakın tarihli bir olayı hatırlattı. ‘Hiçbiri birbiriyle iletişim kurmuyor,’ dedi eski bir İngiliz Kraliyet deniz piyadesi mensubu olan yabancı savaşçı.”

Bu konuya dair General’in de anlatacakları var ve anlattıklarını kavramak gerçekten zor. Generalin bu konuda anlattıklarını haberciler şöyle aktarıyorlar:

“General, Severodonetsk savunması sırasında, müfrezesi küçük bir nehrin yakınındaki cephe hattındayken benzer sorunlarla karşılaştı. Karşı kıyıda ise iletişim kuramadığı başka bir müfreze vardı. Bu yüzden düşman neredeyse her saldırdığında, diğer birlik sadece Ruslara değil, bilmeden General’in ateş hattındaki adamlarına da ateş ediyordu – tüfeklerden ağır makineli tüfeklere kadar her şeyle. ‘Kimse onlarla nasıl bağlantı kuracağını bilmiyordu,’ dedi General. ‘Orada durduğumuz her gün, 20 günden fazla bir süre boyunca, anladığım kadarıyla kimse yanımızdaki birlikle bağlantı kuramadı ve onlara kendi başlarına ateş ettiklerini bildiremedi.”

İletişimsizliğin 20 günden fazla sürmesi ve 20 günden fazla bir süre boyunca bir birliğin yanlışlıkla kendi birliklerine ateş etmeyi sürdürmesi gerçekten fantastik. Bu fantastik öyküler, alınan askeri yenilgilere gerekçe sunmak için mi üretiliyor yoksa Batı’dan daha fazla teknik donanım sağlamak için mi uyduruluyor anlamak güç. Ukrayna Ordusunun verdiği ağır kayıplar nedeniyle savaş birliklerindeki deneyimli askerlerin erimesi ve bunların yerinin deneyimsiz gençlerle doldurulması ise haberde de özellikle vurgulanan temel bir gerçek.

Zelensky haftalar önce yaptığı bir açıklamada, Donbas’ın kaderinin Severodonetsk savaşında belirleneceğini söylemişti. Severodonetsk düştü. Binlerce Ukrayna askeri iletişim araçları eksikliği ve çeşitli yetersizlikler nedeniyle öldü. Bu durumdaki bir ordudan ısrarla kazanması mümkün olmayan bir savaşı devam ettirmesini istemek, sadece ABD ve müttefiklerinin Rusya’yı zayıflatma jeo-stratejik hedefli savaşına asker yazılmanın açık bir ifadesi olabilir. Savaşın saha gerçekleri bunun en önemli göstergesidir. Ukrayna Ordusu 127. tugayın 228. taburunu yöneten komutan Konstantin Kharkiv cephesinde 4 aydır savaşıyor. Guardian gazetesi habercilerine cepheden yaptığı açıklamalarda, “Burada hiçbir batı silahı görmedik. Güvenebileceğimiz tek şey Sovyet döneminden kalma silah stoğumuzdur” diyor.

(“The enemy is planning something’: Kharkiv fears new Russian attack, 28 June)

Guardian habercileri komutan Konstantin’in bu sözleri ve Kharkiv cephesindeki kendi gözlemleri hakkında şunları yazıyor:

«İşgalden bu yana Batı, Ukrayna’nın Rus saldırısını savuşturmasına yardımcı olmak için milyarlarca dolar askeri destekte bulundu ve son olarak Kiev’e gelişmiş Himars roket sistemleri gönderdi. Ancak Ukrayna’nın ikinci büyük kenti yakınlarındaki siperlerde, bu silah teslimatları bir dünya uzakta hissedildi.”

Savaş hattında yer alan ve Ukrayna’nın stratejik öneme sahip ikinci büyük kenti olan Kharkiv’i koruyan askeri birimlerin milyarlarca dolarlık Batı silah yardımını “bir dünya uzakta” hissetmesi tıpkı 20 günü aşkın kendi birliklerine ateş eden Ukrayna birliğinin öyküsünü anımsatıyor. Nasıl olur da stratejik öneme sahip bu kentin korunmasına milyarlarca dolarlık yardımdan küçük bir pay düşmez? Sahadaki Ukraynalı askerler bunları anlatıyor ve fakat New York Times gazetesinin yazdığına göre, “ABD Kiev’de gizli operasyonlar düzenliyor. Ukrayna istihbaratının hareketlerini CIA ajanları belirliyor.» Başından beri söylediğimiz gibi, sahnede «yaratılmış kahraman» Zelensky var ama onun gerisinde süreci CİA yönetiyor. Artık ABD basını dahi bu temel gerçeği yazıyor.

Haberde, «NATO ve ABD ajanlarının Ukrayna’da ön saflarda savaşmadığı, bunun yerine istihbarat bilgileriyle Ukrayna’yı yönlendirdiği» belirtiliyor ve aynı birimler «Batı’nın gönderdiği silahların bulunduğu konvoyları Ukrayna topraklarındaki ilerleyişini yönetiyor.»

Toplamda ortaya çıkan tablo, CİA’nın komuta ettiği bir savaş, cephe hattına ulaşmayan milyarlarca dolarlık silahlar, harcanan milyarlarca dolara rağmen sağlanamayan iletişim araçları ve tüm bunlara rağmen Batı’nın durmaksızın yinelediği «savaşa devam» çağrılarıdır. Öyle ki, Ukrayna’daki savaş hakkında başlangıçtan beri en manipüle edici bilgileri paylaşan Amerikan kuruluşu Institute For The Study Of War 28 tarihli sahaya dair son bilgi güncellemesinde, «Ukrayna güçleri muhtemelen yakın gelecekte Lysychansk ve Luhansk Oblastı’ndan geri çekilmeyi de içerebilecek ve muhtemelen Rus taarruzunu zamanından önce sona erdirmeyi amaçlayan bir geri çekilme operasyonu yürütüyor» bilgisini verdi. Lyschansk Severodonetsk’ten sonra Luhansk’ta Ukrayna Ordusunun kontrolü altında bulunan son şehir. Ukrayna Ordusunun buradan çekilmesi, Luhansk’ın bütünüyle düşmesi anlamına gelecek. Şehirdeki Ukrayna birliklerinin ikmal hatlarının büyük ölçüde kesildiği ve buradaki Ukrayna birliklerinin izole olduğu biliniyor.

Ukrayna Savaşı sürecinde Batı ittifakının en «savaşçı» yöneticilerinden biri olarak dikkatleri üzerine çeken Avrrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen geçtiğimiz günlerde Ukraynalılar için «Onlar Avrupa perspektifi için savaşıyorlar» demişti. Leyen’in ifadesi, esas olarak Rusya’yı zayıflatma hedefiyle Batı tarafından yürütülen savaşın gerçek niteliğinin bir yönetici tarafından örtülü kabulü anlamına geliyordu.

Salgın sürecinde Batı basınında Leyen hakkında gündeme gelen bazı iddialar üzerine harekete geçen AB İç Gözlemcisi AB Komisyonu nezdinde girişimlerde bulundu. İddialar, Leyen’in «Pfizer CEO’su Albert Bourla ile yaptığı yazışmaların Pfizer’ın kârlı anlaşmalarının kilidini açtığı” yönündeydi.

(European Commission defiant over Von der Leyen’s Pfizer texts, Guardian, 29 June)

AB İç Gözlemcisi bu iddialar nedeniyle AB Komisyonu’ndan Leyen’in yazışmalarını bulmasını istemişti. Komisyon “yazışmaları bulamayacağını ve bulmasına da gerek olmadığı” yanıtını vermiş. AB İç Gözlemcisi bu yaklaşımı “açıklıktan yoksun” buluyor. Leyen’in ülkesi Belçika’dan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Kathleen Van Brempt konuyla ilgili açıklamasında, Avrupa Komisyonunun tutumunun «kabul edilemez» olduğunu söyledi ve bu tutumu «Şeffaflığın tamamen ortadan kalkması» olarak değerlendirdi. Brempt’e göre, şeffaflığın ortadan kalkması «Avrupa yurttaşlarına değil sanayiye yarar sağlıyor»du. Brempt salgın sürecinde rekor karlar elde eden sağlık tekellerini ve onlara bu olanağı sağlayan devlet yöneticilerini işaret ediyordu. Leyen’de Ukraynalılar için «Avrupa perspektifi için savaşıyorlar» dediğinde, esas olarak Transatlantik egemen sınıflarının dünya hakimiyeti mücadelesi için cepheye sürülen «kurbanlık koyunları» kastediyordu.

Ukrayna’ya aktarıldığı ifade edilen milyarlarca dolar ve milyarlarca dolarlık silahın akıbeti hakkında düşünürken «şeffaflığın tamamen ortadan kalkması» bahsine dikkat etmek gerekiyor. Görüldüğü gibi, bir savaş alanı olan Ukrayna’nın soyguncu yöneticileri değil Avrupa Birliği’nin resmi kurum temsilcileri tekelci şirketler sözkonusu olduğunda «şeffaflığın tamamen ortadan kalkması»ndan söz ediyorlar. Siz artık varın CİA kumandasında savaş alanında bulunan soyguncu Ukrayna yöneticilerinin «şeffaflığını» düşünün.

«Avrupa perspektifi için savaşan Ukrayna» şu ana dek doğal kaynak zengini ve ülkenin sanayi altyapısının belkemiğini oluşturan bölgeleri ülkenin yaklaşık yüzde yirmisini kaybetti. Yazının başında aktardığımız gibi, Beyaz Saray yetkilileri dahi Batının ağır ve sofistike silah yardıımına rağmen buraların geri alınabilmesi konusunda çok şüpheli. Batı basınında yer alan bilgilere göre, Avrupa’ya gelen Ukraynalı mülteciler orta vadede Avrupa ekonomisine önemli katkı sağlayacak. Bunun nedeni, Ukraynalı mültecilerin vasıfları ve yabancı dil bilgileri. Ukrayna’dan gelen mültecilerin özellikle bilişim ve sağlık gibi sektörlere önemli katkılar sunacağı belirtiliyor. Avrupa’ya sunacakları katkı aynı zamanda Ukrayna’nın başka bir kaybı anlamına geliyor. 2015-2016 sözde mülteci krizi sırasında, Suriyeli mültecilerin kabulü konusundaki tutumunu savunan Alman Başbakanı Merkel, «Suriyeli mültecilerin kaymağını aldık. Orta ve uzun vadede Alman ekonomisini güçlendirecekler» demişti.

Sofistike ve ağır silahlar Ukrayna’ya akmaya devam edecek; bu NATO ve ABD’nin Ukrayna savaşından beklentileri açısından yaşamsal. NATO Rusya yakınında kolay söndürülemeyecek bir ateş yakarak, kendi jeo-stratejik hedeflerini Ukraynalıların yaşamları pahasına gerçekleştirmek için kesintisiz çalışmaya devam edecek.

.

0 %