Dünya

İki Partili Açmaz: Emekçi Sınıflar ve Gençlik Hemen Trump’ı İstifaya Çağırmalı! Joe Biden Bir Alternatif Değildir.

nayeri

 

Yazar: Massoud Nayeri – 17 Haziran 2020; Çeviri: Ulaş Taştekin

Bernie Sanders, Noam Chomsky ve Angela Davis’in Demokrat Parti’ye teslimiyetini reddedin

Varlıklı seçkinler arasındaki derin ve çözümsüz farklılıklar, bir sonraki ABD başkanının seçim ya da oylarla değil de zor kullanarak göreve geleceğini ortaya koyuyor. Hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler Amerikan halkını seçim öncesinde, başkanlık seçimi sonuçlarının tartışmalı olacağına hazırlıyor. 

Biden, dün “The Daily Show”daki söyleşisinde “Bu başkan, bu seçimi çalacak” dedi. Öte yandan Başkan Trump, zaten uzun yıllardır “seçmen hilesi” konusunda vurgular yaparak seçimlerin meşruiyetine zarar veriyordu; yakın zaman önce de salgın nedeniyle “posta ile oy” kullanımının, Demokratların seçimi “çalmak” için düzenledikleri bir tertip olduğunu iddia etti. Gerçek şu ki hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler halktaki büyük öfkenin ürünü olan sahici kalkışmalardan ve taleplerin değişmesinden korkuyorlar.

Her iki parti de içinden geçtiğimiz gerilim yüklü politik atmosferde, “normal” bir başkanlık seçiminin mümkün olmadığına ve tartışmasız bir zaferin kesinlik kazanamayacağına inanıyor. Trump, ya da kendi ifadesiyle “Hukukun ve Düzen”in Başkanı, kendi konumunu Otoriter Başkan olarak tahkim etmek için orduyu yumuşak bir darbeye ikna etmeye çalıştı ama başarılı olamadı. Ancak, Trump Yönetimi bu ilk girişimi bazı düzeltmeler ve ayarlamalara ihtiyaç duyan bir prova olarak gördü. Yönetim, ulusu Trump yanlıları ve karşıtları biçiminde iki belirgin kampa bölmek için daha fazla provokasyona ihtiyaç duyulduğu sonucuna vardı.

Bu endişe verici olguları göz önünde bulundurduğumuzda, şu soru hala yanıtlanmayı bekliyor: emekçi sınıflar ve gençlik köklü değişiklikler için enerjisini ve umudunu başkanlık seçimlerinde Biden’ın kazanmasına mı yönlendirmeli? Cevap HAYIR. Zaten, ABD’deki kitlesel ve kendiliğinden gösteriler demokratik bir seçim mekanizmasına dair illüzyonun dağıldığını ortaya koyuyor. Öte yandan, mevcut hareketin nasıl ilerleyeceği, bilinçli bir liderliğin eksikliği nedeniyle belirsiz. Black Lives Matter (Siyahların Hayatı Değerlidir) hareketinin bazı liderleri ve Demokrat Parti’deki orta sınıf reformistler tarafından ortaya atılan ve bazı muğlaklıklar taşıyan “Polisin Kaynaklarını Durdurun” (Defund the Police) talebi çözümden çok yeni soruyu beraberinde getiriyor. 

nayeri

Gerçek şu ki ABD’deki ve dünyadaki kitlesel ve kendiliğinden gösteriler %1’lik kesimin düzenini sarsıyor. Güçlü ve renkli insanların soğukkanlı bir polis cinayetine kurban giden George Floyd’ın anısına adalet talebiyle yaptığı eylemler, şimdiden ırk ve polis şiddeti meselesinin ötesine geçti. Bugün, eski ve yeni sorunlar toplumun tüm katmanlarında tartışılıyor. Tüm dünyada insanlar ABD’deki yetkililerin ani yanıtlarına tanık oldu, Avrupa’daki farklı ülkelerde polis şiddeti daha vahim biçimler aldı! Genç bir siyah baba olan Rayshard Brooks’un polis şiddetine karşı her gün yapılan eylemlerin başlangıcından 19 gün sonra duygusuzca öldürülmesi, polisin vazifesinin sıradan insanları korumak ya da onlara hizmet sağlamak değil de, gözdağı, tehdit ve -sanki düşman bölgesindeki askerler gibi- öldürmek maksadıyla ateş ederek iktidarda bulunan varlıklı seçkinlerin çıkarlarına hizmet eden düzeni korumak olduğunu bir kez daha kanıtladı. 

Her türden zırhlı polisler ve tanımlanamayan polis güçleri tarafından uygulanan göz yaşartıcı gaz, biber gazı, ateş etme, dövme, tutuklama ve barışçıl gösterileri önlemek için vazifeye hazır askerlerin ve Ulusal Muhafızların devreye sokulması bir yandan kararlı gençlik kesimlerini demoralize ederken öte yandan da bu önlemler, farklı arka planlara sahip çok daha fazla insanı harekete katılmaları için tetikledi. Şimdi, her gün eylem yapan genç insanların aileleri çocuklarını destekliyor. Aynı zamanda, koronavirüs nedeniyle haftalardır yanlış yönetilen ve kaotik kapanma tedbirlerine katlanmak zorunda kalan emekçi sınıflar, adalet talebi için harekete geçen eylemcilerle beraber kendi işyerlerinde direniyor. Et paketleme işçilerinin çığlığı, Amazon işçilerinin grevi ve pek çok başka fabrikadan işçiler güvenli işyeri talep ediyor; elbette bu eylemler sadece bağımsız gazeteciler ve sesi bastırılan insanlara bağlılığını koruyan örgütlenmeler sayesinde duyulabiliyor.

Bu özgün politik durum farklı arka planlara sahip insanları şu anki işlevsiz sistemi değiştirmek için canlı bir tartışmaya çekti. İşgal et hareketinden elde edilen deneyime dayanarak bazı genç eylemciler Seattle kentindeki birkaç bloğu “Polisten Arındırılmış Bölge” ilan ettiler. Her ne kadar atmosfer bayram havası taşıyor ve katılımcılar da barışçıl bir nitelikte olsa da belirgin bir kısa veya uzun vadeli plan açıklamadılar. Emekçiler, genel anlamda, olup bitenleri bir kenardan sempatiyle izliyor. Demokratlar olaya daha sonra güçlü bir şekilde müdahale etmek ve işgal et hareketinde yaptıkları gibi bu efsaneyi sona erdirmek için zaman kazanmaya bakarken Trump Yönetimi bu genç insanları “çirkin yerli teröristler” olarak adlandırıyor. 

Şurası açık ki Demokrat Parti liderliği bir düzensizlik içinde. 

Beyaz Saray Sözcüsü Nancy Pelosi ve Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer kendilerini küçük düşürmeyi göze aldı ve “Siyahların Yaşamları Değerlidir” hareketinin amaçlarına sempatiyle yaklaştıklarını gösteren bir fotoğraf karesi vermek için acı verici bir diz çökme anına katlandılar. Aynı zamanda, Başkan Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı, büyükelçi Susan Rice, siyah bir kadın olarak “Yabancı Aktörlerin” ve Rusların son eylemleri kışkırttığını iddia ediyor!

Entelektüeller, kanaat liderleri/örgütçüleri, eski aktivistler ve iyi tanınan Liberal figürler, bu durumları analiz etmek ve sonraki adımlar için öneriler yapmak için ellerinden geleni yapıyor. 

Bununla birlikte, bu önerilerden bazıları emekçi sınıfların devrimci mirasına dayanmadığı gibi bir gençlik hareketini yanlış yönlendirme ve ona zarar verme potansiyeli taşıyor. 

Bernie Sanders, Noam Chomsky ve Angela Davis; eğer Joe Biden Beyaz Saray’da oturan bir sonraki kişi olursa insanların kendi talepleri için mücadele etmek adına daha iyi bir şansa sahip olacaklarına dair doğrulanmamış bir anlatıyı propaganda ediyor. Sözde İlericiler ve Liberaller ABD’de yaşamı gerçek üreticisi olan sınıfların iktidarına güvenlerini yitirdiler ve Trump’ı yenmek için kapitalistlerin bir bölümüne teslim oldular.

Başkan Trump’a karşı Joe Biden’in “tek alternatif” olduğunu söyleyerek herkesten oy istiyorlar. Bu aydınlar, gözlerini şu tartışmasız gerçeğe kapattılar; bugün Demokratlar da Cumhuriyetçiler de insanların çoğunluğunun gözünde inandırıcılığı olmayan yozlaşmış partilerdir. Biden’in bir senatör ve Başkan Yardımcısı olarak sicili, herhangi bir Cumhuriyetçi liderinki kadar muhafazakardır. Gerçek şu ki Biden, utanç verici ve anti-demokratik bir Demokratik Ulusal Komite manipülasyonuyla, Demokrat Parti üyelerinin iradesine karşın Demokrat Partinin adayı oldu. Ayrıca, Demokratlar Başkan Trump’ın kameralar karşısındaki davranışlarını onaylamayabilir ve eleştirebilir; ancak, 2016’dan beri Temsilciler Meclisi’nde, Başkan Trump’ın istediği her şeyi hatta bazen daha da fazlasını verme konusunda hiçbir problem yaşamadılar!

 

Emekçi sınıflar ve gençlik kitle hareketine Trump’ı derhal istifaya zorlayacak biçimde liderlik etmelidir! Başkan Trump, insanların iradesine ve hatta Birleşik Devletler Anayasasına inanmadığını pek çok biçimde ortaya koydu. İktidarda kalmak için seçime ihtiyacı yok. Zaten sadık bir grup varlıklı seçkini, politikacıyı, güvenlik aygıtındaki askeri figürleri ve görevlileri ve yargı sistemindeki memurlarla farklı güvenlik örgütlerini, iktidarda kalmak üzere güçlendirdi. 

Bu esnada, gösteriler, aldatıcı tweetler, provokatif kararnameler ve kışkırtıcı mesajlarla Başkan Trump (İtalya’da Benito Mussolini’nin ayak izlerini takip ederek) tüm ülkede insanlar arasındaki en sağcı unsurları, göçmen karşıtlarını ve ahlaksız evanjelistleri kendisini takdir eden takipçiler olarak bir araya getirdi. O, ayrıca ülkeyi Çin ile tehlikeli askeri bir karşı karşıya gelişe sürüklüyor. İSTİFA ETMELİDİR! Bugün bu, Başkan Trump gerçekten ABD’nin Otoriter Başkanı olmayı başarmadan ona meydan okumak adına gösterilerin talebi haline gelmelidir. 

Trump’ı istifaya çağırmak, Donald Trump’ı Mike Pence ya da Joe Biden ile değiştirmek anlamına gelmez. Gergin bir politik durumda, kitle hareketinin ve kalkışmaların dinamiği anayasal kanunları izlemez. Kasım Seçimlerinin faşist bir zihniyete sahip Trump’ı durduracağı yönünde liberal bir beklenti, ütopik bir fikirdir. 

Onun istifasını istemek ve Demokrat aday Joe Biden karşısında uzlaşmaz bir tutuma sahip olmak birleştirici bir taleptir. Bu talep, adalet hareketi içinde devrimci bir akla sahip olan gençliğe “Polisin Kaynaklarını Durdurun” gibi belirsiz taleplerle dikkatini dağıtmak yerine Başkan Trump’ın sahip olduğu güncel tehlikeye odaklanma imkânı verecektir. Şu anki adalet hareketi trilyonerlerin politik etkisinden ve onların entelektüel özürcülerinden bağımsız bir şekilde çalışkan emekçilerle birleşmelidir.

 

Yazının Global Research’teki orijinali için tıklayınız

.

0 %